Kamp yerine benzer bir yerdeydim. Gece vakti gökyüzünde rengarenk uçurtmalar, sanki iç içe geçmiş gibiydi. Hayranlıkla izliyordum. Özgür Beller adlı arkadaşımı gördüm. Bulunduğum, oturduğum yer, nehir içinde bir yerdeydi. Şırıl şırıl suyun akışı beni cennetteymiş gibi hissettiriyordu. Yattığım yeri sürekli değiştirdim ve bir kenardan suya düştüm. Akıntıya kapılmadım ve hiçbir şey olmamış gibi ilk yattığım yere geri döndüm. Sabah oldu, bu sefer o nehrin kenarındaki çayırlık bir alanda uyandım. Bu kez ortam değişmiş ve serin atmosfer yerini karlık, soğuk bir iklime bırakmıştı. Şaşırmadım. Ablam yanımdaydı ve dürbünle etrafı gözlüyordu. Önce uzaklarda bir yerlerde siyah bir otobüs gördü. Ben tam fotoğraf çekecekken otobüs kayboldu. Sonra çöp arabasının kenarından bir grup serseri gördü, ben yine kaçırdım. Akabinde çocuklar ellerindeki yastıklarla sataşmak için bize doğru geldiler. Tam bana vuracaklarını düşündüğüm zaman panikle yüzümü kapattım ve...
Uyandım. Uyandığımda rüyayla eş zamanlı olarak yastığımı yüzüme kapatmıştım. Korkutucu değildi fakat ürktüm ve bir süre kendime gelemedim. Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Doğrusu, ne Özgür Beller'in orada bulunmasına mantıklı bir açıklama getirebiliyorum, ne nehri ne de uçurtmaları. Anımsatacak bir şey bulamıyorum.
Yeni hikayeler için ilham verici olması anlamında faydalı olabileceği düşünülerek, gördüğüm/hatırladığım rüyalarla ilgili oluşturulan kişisel bir blog.
Salı, Ağustos 27, 2019
Salı, Ağustos 06, 2019
6 ağustos 2019
Kapalı bir mekanda, sanki devasa bir spor salonundaydım. Yüzlerce insan, Nuh'un tufan hazırlığına benzer bir hazırlığa girişmişti ve tavana dek uzanan ahşap kapıdan geçmeye çalışıyordu. Kapı yatay desenli, yukarı açılır türde tek parçaydı. İnsanlar panikle geçerken kapının diğer tarafına, ben son insanların içeride kalacağını düşündüm fakat öyle olmadı ve onlar da geçti. Böylelikle herkes derin nefes aldı. Ancak istila mı, kıyamet mi her neyse, onun ikinci dalgası da gelecekmiş. Yani insanların rahatlaması geçiciydi. Diğer alarmı bekliyorlardı. Bekliyorlarken yakın arkadaşım Erhan'ın sevgilisi Bahar'ı gördüm. Bir odada, pencereye yakın bir yerde bir fareyle oynuyordu. Daha doğrusu, solgun sarı saçlarıyla fareyi oynatıyordu. Farenin konuştuğunu fark etti sonra. Sanki 'selam, naber' gibi cümleler kuruyordu. Ürktü kadın. Sonra birisi, tüm bunların kahverengi ciltli bir kitapta yazdığını söyledi. Dış sese benziyordu.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Devasa kapının rengi, görsel aldığım bir işte kullandığım bir açık ahşaba benziyordu. Kıyametvari ortam, izlediğim Legion adlı diziden çıkmış olabilirdi. Kadın Bahar'a benziyordu fakat kızın kendi saç rengi siyah/kumraldı. Saç rengi işverenim Güliz Hanıma benziyordu. Ki daha önce sahiplendiğimiz sarı bir kediyi saçlarıyla oynattığını görmüştüm. Bu kez oynatılan kedi değil, fareydi.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Devasa kapının rengi, görsel aldığım bir işte kullandığım bir açık ahşaba benziyordu. Kıyametvari ortam, izlediğim Legion adlı diziden çıkmış olabilirdi. Kadın Bahar'a benziyordu fakat kızın kendi saç rengi siyah/kumraldı. Saç rengi işverenim Güliz Hanıma benziyordu. Ki daha önce sahiplendiğimiz sarı bir kediyi saçlarıyla oynattığını görmüştüm. Bu kez oynatılan kedi değil, fareydi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
8 Nisan 2026
İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...
-
70'li, 80'li yıllarda Metallica, konser vermek için arabalarıyla Afyon'a doğru yola çıktı. Dağlık bir alana vardıklarında ç...
-
Bir grup insanla Kuyucakta yaşlı bir akrabamın evine gidildi. Nispeten kalabalık bir topluluk tarafından karşılanıldı. Bayram ziyaretine...
-
ADÜ'den eski arkadaşım Gülderen ile tekrar görüşmeye baslamışım rüyamda. 2. Sanayii'nin olduğu taraflarda bir kafede oturmuşuz. Onu...