Yine babaannemin evindeydim. İşyeri babaannemin evindeydi. İş çıkışı gelmiş, Mehmet adındaki yarı zamanlı gelen çocukla beraber işyerinden çıkacaktım. Sonra Tamer adındaki arkadaşım geldi. Bana dedi ki Boyalı Kuş mu Boyalı Tahta mı ne, bir mekan var. Oraya gidelim mi? Ben olabilir dedim ve Mehmet ile yolları ayırarak mekana gittik. Mehmet biraz bozulmuş yalnız. Corona Virüsünün yoğun hissedildiği ve karantinanın gittikçe sıkılaştığı bir dönemde Boyalı Kuş, yasadışı hizmet veren bir bardı. Gittik bara. Atmosfer koyu fakat sıcaktı. Alelade bir barı anımsatıyordu fakat yasaklı olmasının cazibesine kapılmıştı sanki insanlar. Bir masaya geçtim. Orada Kürşat adındaki Aydın'dan tanıdığım bir arkadaşımla karşılaştım. Tek başına oturuyordu. Sonra Tamer üç kız arkadaşını yanımıza getirdi ve sohbet etmeye koyulduk. Biri bariz kilolu, biri kıvırcık saçlı, diğerinin ise ayırt edici bir görünümü yoktu. Bir yan masadan bir adam o kızla iletişime geçti ve elini kaslı görünen göğsüne götürttü. Ben içimden 'Çok ucuz bir numara. Kız bunu yutmaz sanırım' dedim. Bir yandan da işkillendim.
Kürşat, asil mor renkte süt kutusuna benzer bira kutusuna baktı ve orada sıralı yazılan yazıları okumaya başladı: Octavium(ya da onun gibi bir şey), birkaç yazı daha, Dagonet(ya da onun gibi bir şey) dikkatini çekti ve 'Daha önce onu içmemiştim' dedi. Yani anladığım, diğerleri içki isimleriydi. Ama bana niyeyse marka isimleri gibi geldi, sanki Algida, Pakmaya, DrOetker, Kellogg's gibi. Hatta düşünürken Kellogg's'un kırmızı K harfini net hatırlıyorum. Sanırım Octavium(ya da onun gibi bir şey), limonla karıştırılan bir içkiydi. Rüyanın bir kısmında küçük limonun votka bardağında süzülüşünü gördüm.
Gece ilerlemiş ve herkes doyasıya eğlenmiş görünüyordu. Sabah, insanları birbirleriyle beraberken gördüm. Benim yapmaz dediğim kıza endişeyle bakmak istedim fakat niyeyse o kızı göremedim. Ona asılan adamı gördüm.Yanında o kız yoktu. Muhtemelen onunla yatmamıştı. Sonra duvar dibindeki bar masasını gördüm. Kilolu kız köşede, elinde şemsiye ile öylece duruyordu. Sanki biraz benden hoşlanıyordu da. Net değildi.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Karantinadan dolayı uzun zamandır bir mekana gitmemiştim. Onun baskılaması rüyama girmiş olabilir. Tamer adındaki arkadaşımı bir hafta önce ilişkilerle ilgili fikrini almak için aramayı düşünüyordum. Belki o nedenle rüyama girmişti. Boyalı Tahta/Kuş adlı mekanın dışı, muhtemelen Ayşe adındaki arkadaşımla gittiğim bir mekanı anımsatıyordu fakat içi karanlık olduğu için aynısı olmayabilirdi keza hatırladığım kadarıyla rüyamda en fazla birkaç kat yukarıdaydı mekan. Gerçekte gittiğim ise teras kattaydı. O kızlardan kilolu olan, dün proje almak için gittiğim Mine'nin yanında yer alan kilolu kızı anımsatmış olabilirdi. Benzerlik, yalnızca ikisinin de kilolu olmasıydı. Tanımlayamadığım kız, gerçekten de bir muamma. Ne rüyada yüzünü görebildim ne de gerçekte ona benzer birini. Belki de rüyayı en ilginç kılan da buydu. Limonu görme nedenim, sanal markette kola bakarken misket limonlu kolayı görmem olabilir. Çok küçük bir ayrıntı ama rüyaya işlenmiştir belki. İçki adları, Kellogg's, Kürşat, Mehmet ve babaannemin niçin rüyama girdiği konusunda bir şey söylemek olanaksız.
Bir gerçek var ki, bu rüyada mekan adı dışında hiçbir şeyi not etmemiş olmama karşın detaylarına fazlasıyla hakim olabilmem bence şaşırtıcı. En net hatırladığım rüyalardan biriydi.
Yeni hikayeler için ilham verici olması anlamında faydalı olabileceği düşünülerek, gördüğüm/hatırladığım rüyalarla ilgili oluşturulan kişisel bir blog.
Perşembe, Nisan 02, 2020
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
8 Nisan 2026
İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...
-
70'li, 80'li yıllarda Metallica, konser vermek için arabalarıyla Afyon'a doğru yola çıktı. Dağlık bir alana vardıklarında ç...
-
Bir grup insanla Kuyucakta yaşlı bir akrabamın evine gidildi. Nispeten kalabalık bir topluluk tarafından karşılanıldı. Bayram ziyaretine...
-
ADÜ'den eski arkadaşım Gülderen ile tekrar görüşmeye baslamışım rüyamda. 2. Sanayii'nin olduğu taraflarda bir kafede oturmuşuz. Onu...