Salı, Ekim 29, 2019

28 Ekim 2019

    Evden dışarı çıkmış, eski işyerindeki arkadaşım Mustafa ile buluşacaktım. Ancak tam çıkmadan önce adam görüşmeyi erteledi. Ben Kız Meslek Lisesi tarafına doğru, ertelemeye sinir olmuş halde yürüyordum. Yolda birilerinin önünden geçtim ve Kapalı Spor Salonunun yakınında Mustafaların beyaz renk aracı durdu ve ben araca arka kapıdan girdim. Mustafa ve eşi Sevgi, yol boyunca bir şeyler konuşuyordu fakat ben alınganlık yapıyordum. Konuşmanın bir kısmı, Nuri adında bir oğlanla ilgiliydi. Mustafa Nuri ile okudukları okul(Adnan Menderes Anadolu Lisesi) ile ilgili konuşuyordu fakat Nuri arabada yoktu. Cep telefonuyla da konuşmuyordu. İlginçti. 
    Sonra ben Ramazan Paşa ışıklarında araçtan indim ve aşağıya doğru yürümeye başladım. Elimde ablamın üniversite yıllarından kalma 'Edirne Koleji' baskılı siyah bir çanta, içinde de kedi maması vardı. Ben 'neden bu güzel çanta yerine siyah bir poşet almadım ki' diye hayıflanarak yürümeye devam ettim. Sonra meydanın yakınlarındaki bir çöp kovasının yanına mama dolu çantayı bıraktım.
    Karşı yola geçtim ve tren istasyonunun üst katındaki büyük alana girdim. Sarı ağırlıklı odada doktor görünümlü bir kadın bana fizyoterapi ve kan naklini ücretsiz yapabileceklerini söyledi. Ben mırıltıyla 'teşekkür ederim' dedim ve kadını geçtim. Büyük kapının ardında muhtemelen üç yahut beş katlı bir kafe yer alıyordu. Ancak yalnızca balkonlarını görüyordum. Dar balkonlardan merdivenlerle aşağıya doğru indim ve inerken de garsonun birinden ahşap yuvarlak bir tepsiyi de beraberimde en alt kata indirdim. Dar balkonlardan aşağıya inerken bir noktada neredeyse dengemi kaybedip aşağıya düşecektim ama her nasılsa indim. Azcık kilolu bir kadın tepsi için teşekkür etti ve ben yoluma devam ettim.
    Kipa'nın yakınlarında, bodrum katta bir yer alan izbe bir binaya girdim. Burada her adım başı sarı sarı kediler öylece duruyordu. Kediler büyük, az tüylü ve uysaldı. Birkaçı oynamak için üstüme atladı. Sonra birisi 'Hangi kediyi seçeceksin?' diye sordu. 'Bu atılgan kedileri ben de seviyorum' gibi bir şeyler söyledi. Ben yanıt vermedim.

    Rüyanın kaynaklarına gelince... Mustafa ile Sevgi'ye alınganlığım, biraz küslüğüm gerçekte de vardı. Onların arabası gerçekte gri renkti fakat bu beyaz renk araba tekrar izlediğim 'Eşkıya' filmindeki arabaya nispeten benziyordu. Nuri diye hafızamda kalan ismin anlattıklarından Özgür Kanlı adındaki arkadaşım olduğunu düşünüyorum. Aylar önce işyerinde kedi beslemiştik ve kedi kumunun yarısı işyerinde kalmıştı. O kedi kumunu rüyada mama olarak görmüştüm. Edirne Koleji çantası ise, büyük olasılık odamda bilgisayar çantamı ararken kenarda köşede kalmış ve rüyama girmişti. Doktor görünümlü kadını ve balkonların neyle ilişkili olduğunu bilmiyorum. Kediler, muhtemelen işyerine giderken eski bir binanın yakınlarını mesken edinen kedilerdi. 

8 Nisan 2026

    İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...