Libya'da Türk askeri açıklık bir alana konuşlanmış, öylesine bekliyordu. İkili- üçlü gruplarda yuvarlak, mavi renk kaprona benzer yer örtüsü verilmişti ve uzaktan yuvarlak yuvarlak görünüyordu. Düzen de aynı şekildeydi. Sonra bir otobüs geldi ve teker teker binmeye başlandı. Ben de o otobüsün yolcularından biriydim. Enes adındaki askerlik arkadaşım el işareti yayıp yanına oturmasını söyledi fakat sesini geç fark ettim ve bir koltuğa geçtim. Yanıma Salih adındaki askerlik arkadaşım oturdu ve sohbet etmeye başladık 3 kişi. Ben seferberlik görevi almadığımız halde niçin savaşa gönderildiğimizi sorguluyordum. Araç durdu ve sıcak çatışmanın olduğu, yıkıntı bir binaya geldik. Üçümüz panik halindeydik fakat kısa bir süre sonra deneyimli bir Türk askeri yanımıza geldi ve yol gösterdi, kılavuzluk etti. Savaş, Kore yahut Çin ileydi sanırım. Çünkü bize ateş eden biri çekik gözlüydü. Deneyimli asker karşılık veriyordu ve ona Enes de keskin nişancı tüfeğiyle katıldı. Bir yerde Görkem adındaki askerlik arkadaşımı da gördüm. Ben ise kenarda pusmuş, korkakça çatışmanın bitmesini bekliyordum. Bir yandan da aktif rol üstlenmezsem bitmeyeceğini de tahmin ediyordum. Minigun'a benzer bir silahı doldurmaya çalıştım, ya düşmana ateş ettim ya da Enes'e verdim, hatırlamıyorum. Enes'in ensesini mermi sıyırdı fakat sanki tebeşir gibiydi çünkü beyaz, tebeşire benzer iz bırakmıştı. Çatışma devam etti.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Aslında askerlikle ilgili tetikleyici bir haber yahut bir görüntü hatırlamıyorum. Enes, Salih, Görkem ve ben, Sivas'taki birliğe ilk teslim olan kısa dönem askerdik. Özellikle onları görmemin nedeni bu olabilirdi. Ancak yuvarlak dinlenme düzeni gibi şeylerin nedenini bilmiyorum.
Yeni hikayeler için ilham verici olması anlamında faydalı olabileceği düşünülerek, gördüğüm/hatırladığım rüyalarla ilgili oluşturulan kişisel bir blog.
Perşembe, Mayıs 28, 2020
Salı, Mayıs 26, 2020
25 Mayıs 2020
Eskiden çalıştığım Güliz Özkan'ın ofisindeydim. Ofis, son çalıştığım haliyle duruyordu. Mobilyalar, atmosfer hep aynıydı. Kadın eskisinden daha ince görünüyordu fakat saçları kısaydı ve saç rengi biraz daha koyu, mat sarıydı. Son gördüğümden daha cansızdı. Bana Mustafa Serbes ile ilgili küçümseyici cümleler kuruyordu. Piyasadan silindi, gibi üstünkörü laflar ediyordu. Ben bıyık altından gülüyordum. Mustafa Serbes ile çalıştığımı bilmiyordu. Sonra bir şeyler oldu, şu anki ofisin anahtarını Mustafa Bey'e verdim.
Sonraki rüyada Kuveyt Türk Aydın Şubesinin karşısındaydım. Kuveyt Türk adı altında genişlemesine, tek katlı bir baklava dükkanı vardı. Ben dükkana girdim fakat içerisi giyim dükkanına benziyordu. Şaşkınlıkla görevliye baklava almak istediğimi söyledim, adam sağ taraftaki reyona yönlendirdi fakat oradaki kasada altınlar da vardı. Ben aynı şaşkınlıkla görevliye bakarken bir salkım üzüm gördüm.
Diğer rüyada Konyaspor'un stadındaydım. Harika bir seyirci, harika bir futbol atmosferi vardı maç gününde. Jahoviç'i gördüm. Gol attıktan sonra sevinmiş olmalı ki seyirciler daha da ateşlendi. Sonra Jahoviç ile ROA adındaki zenci futbolcu Konya'da dere gibi bir yerde, salda ilerliyorlardı ve şehirde bulunduklarından çok mutlu olduklarını söylüyorlardı. Bir su kemeri geçilmişti ki etrafta altı köşeli yıldızlar, tarihi binalar görünür oldu. Rüya ile gerçeklik arasında ülkemi çok sevdiğimi hissettim. Geçmişi, kentleri..
Aynı rüyanın devamında kendimi Sinop'ta buldum. Her yer güneşlik, cıvıl cıvıl insan doluydu. Sahile gittim ve denize girdim. Birkaç insan bana bakıyordu. Ben ise mutlulukla yüzüyordum. Güzel bir görüntü vardı.
Rüyaların olası kaynaklarına gelince... Güliz Özkan'ı rüyamda görmemin nedeni, geçenlerde onun ofisinin olduğu taraftan geçerken tabelasını görmememden ve Whatsapp fotoğrafında arka planda ofisin fotoğrafının yer almaması dikkatimi çektiği için olabilirdi. Onunla çalıştığım kısa dönemde diğer ofislerin piyasadan silineceğinden söz ediyordu sürekli. Söyledikleri o zaman tutarsız geliyordu bana ve sanırım ofisi kapattığı için, tam tersinin olması kaçınılmaz gelmişti bana. Gerçekte haklılığımı görmüş olmam, sanırım rüyama yansımıştı. Kuveyt Türk'ü, yakınlarında gezdiğim için görmüş olabilirim. Baklava ve giysiler, bayramda olduğumuz için girmiş olabilir. Üzüm ise, whatsapp gruplarından birinde birinin şarap ve üzümle ilgili bir şeyler danışmasından kaynaklı olabilirdi. Konyaspor, seyirci ve futbolcuları rüyamda görmemin nedeni, Ntvspor'da sıklıkla haber okuduğum için olabilir. Sinop'a iş görüşmesi için gitmiştim yıllar önce ve o sahilde yüzmek istemiştim. Rüyama girme nedeni o olabilir.
Salı, Mayıs 12, 2020
12 Mayıs 2020
Dünyada korkunç bir salgın ve istila vardı. İstila ki bir grup yaratık dünyayı, insanları yok etmeye çalışıyordu. İnsana benzer fakat dokunduklarını yok ediyorlardı. Amerika kıt'ası yok olmuştu bu istilada. Biz ise, kuzeye; Rusya taraflarına kaçıyorduk. Türkiye haritasında Kuzey Doğu Anadolu'da, Artvin dolaylarında bir parça kopmuştu boğaz gibi. Sanki harita ters dönmüş de İstanbul Boğazı ayrılmıştı. İstila devam etti ve yakınlarımdan birisi temizlik malzemelerini yukarıdan drone yardımıyla püskürtmeyi önerdi. Birisi Amerika'nın acizliğinden dem vurdu. Sonra zamanla istila durduruldu ve bölgeler teker teker geri alındı. Kuzey Doğu Anadolu'da görünen boğaz birleşti ve orada belirgin olarak 3 SUV türü otomobil gördüm. Kuzey Rusya taraflarında bir yerlerde herkes nereye gideceğini şaşırmış, birbirine bakıyordu. Ben de aşağıya, İzmir dolaylarına gitmeye karar verdim.
Rüyanın kaynaklarına bakmaya pek gerek yok çünkü günümüz Corona virüsünden etkilendiği açık. Dünyada 4 milyonun üzerinde insana bulaşan, 250 binin üzerinde ölüme neden olan bir virüs söz konusu. Konuyla ilgili çok haber takip ettiğimden ötürü, tüm bu gelişmeler rüyamda adeta kendi kendine senaryo oluşturmuş diğer rüyalarda olduğu gibi. Yalnızca arabalar virüsle ilgili değildi ki onların sebebi görselleştirme yaparken kullandığım araba türleriydi.
Rüyanın kaynaklarına bakmaya pek gerek yok çünkü günümüz Corona virüsünden etkilendiği açık. Dünyada 4 milyonun üzerinde insana bulaşan, 250 binin üzerinde ölüme neden olan bir virüs söz konusu. Konuyla ilgili çok haber takip ettiğimden ötürü, tüm bu gelişmeler rüyamda adeta kendi kendine senaryo oluşturmuş diğer rüyalarda olduğu gibi. Yalnızca arabalar virüsle ilgili değildi ki onların sebebi görselleştirme yaparken kullandığım araba türleriydi.
Pazartesi, Mayıs 11, 2020
11 Mayıs 2020
Evde hamster besliyordum. Hamster fakat ölçeğine bakılırsa yetişkin bir insanın bel hizasına gelen uzunluğu vardı. Etle besleniyordu ve biraz su samuruna benziyordu. Korktum ve daha önce hamster besleyen ablama danıştım. Ablam, kendinde iki adet olduğunu, beslerken bir sorun yaşamamam gerektiğini söyledi. Ablamın yanına gittim fakat ondakiler normal boyuttaydılar.
Diğer rüyada ablamın evine benzer bir evde, saman rengi bir arka planda, muhtemelen oturma odasında Nevin ile yan yanaydım. Kız bir şeyler anlatıyor, ağlıyor ve ben onu teselli etmeye çalışıyordum. Yeşil askılı bir bluzu vardı ve gözleri normalden daha koyu bir yeşillikte parlıyordu. Normalden daha koyu sarı saçları omzunda bitiyordu. Üzücü, iç karartıcı bir görüntü vardı.
Diğer rüyada bir yerden(niyeyse Ankara diye tahmin ediyorum) Aydın'a dönüş yolculuğunda, uçaktaydım. Normalde yükseklik korkum olmasına karşın önce pilot kabinine gidip manzarayı geniş açıyla seyrettim, sonra koltuğuma geçip yanımda oturan otuz beş-kırk yaşlarındaki bıyıklı adamın muhabbetine tanıklık ettim. Adam sürekli bir şeyler anlatıyordu ve ben sanki adamı dinlemek istemiyordum. Sanırım geldiğim yer çamurlu bir yermiş. Çamuru net hatırlıyorum. Bir ara uçak havada sanki asılı kaldı. Birisi nedenini sordu, hosteslerden biri de pilotun yeni çocuğu olduğu ve bu nedenle uçağı bir süre sessiz sürdüğünü söyledi. Uçak İzmir'e indi ve beyaz tabelalardan birinde Urla yol ayrımını gördüm.
Gördüğüm son rüyada ise ofisteydim. Ofis, bir önceki ofise benziyor fakat daha karesel bir formda, 6 kişilik bir oturma düzeniyle sıralanıyordu. Ofiste son masalardan biri benimdi. Mine geldi ve benim bilgisayarda işinin olduğunu söyledi. Ben de normal şekilde buyur ettim. Kız bilgisayarda işini yaparken, ben de çapraz masaya geçtim. Bakışları bana farklı geldi. Sanki rahatsız olmuş gibiydi. Kendi masamdan kalktım, ofiste gidip geldim ve aynı masaya geçtim. Mine bu kez benim yeni geçtiğim masaya geçti ve işlerini o bilgisayarda yapmaya başladı. Anlam veremediğim bir durumdu.
Rüyaların olası kaynaklarına gelince... Bir zamanlar ablam Edirne'de hamster besliyordu. Gördüğüm o küçük hamsterlar ona benziyordu. Oradan rüyama girmiş olabilir. Büyük olanı ise, muhtemelen bir ara okuduğum bir öyküdeki canlılara yahut yeni izlediğim The Ballad of Buster Scruggs filmindeki köstebeğe benziyordu. Nevin'i rüyamda görmemin nedeni, yakın zamanda anlattıklarından birinden etkilenmiş olmam olabilir. Gerçekte saçları daha uzundu ve göz rengi de daha fluydu. Daha önce fotoğraflarından birinde kısa saçlı halini gördüğüm için rüyama kısa haliyle girmiş olabilir. Uçak kısmının rüyama niçin girdiğini bilmiyorum. İzmir ise, yakın zamanda İzmir'e gitme konusu geçtiğinden olabilir ama Urla'yı yine anlamlandıramıyorum. Mine'nin rüyama girme nedeni ise muallak. Bir ara kötü bakışları üzmüştü. Sanırım o nedenle girmiş olabilir. Keza o zaman da rüyamda da benzerdi. Ofisin rüyama girme nedeni, sürekli çalıştığım için olabilir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
8 Nisan 2026
İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...
-
70'li, 80'li yıllarda Metallica, konser vermek için arabalarıyla Afyon'a doğru yola çıktı. Dağlık bir alana vardıklarında ç...
-
Bir grup insanla Kuyucakta yaşlı bir akrabamın evine gidildi. Nispeten kalabalık bir topluluk tarafından karşılanıldı. Bayram ziyaretine...
-
ADÜ'den eski arkadaşım Gülderen ile tekrar görüşmeye baslamışım rüyamda. 2. Sanayii'nin olduğu taraflarda bir kafede oturmuşuz. Onu...