Cuma, Ekim 16, 2020

16 Ekim 2020

     Metalik bir gökyüzü ve yağmurlu bir hava vardı dışarıda. Ahmet Emre'yi gördüm. Bisiklet sürüyordu ve üzerinde metalik korunma giysileri vardı. Bir binanın bulunduğu kavşaktan dönerken bisikletinden düştü ve o binaya doğru sürüklendi ve oracıkta can verdi. Ben ve bayan bir arkadaşım, olanları gördükten sonra önce içimiz cız etti fakat sonra olaydan şüphelenmeye başladık. Doğal bir ölüm gibi görünmüyordu. Mahkeme kurulmuş ve kamera görüntüleri de incelenerek şüpheli bir durum olmadığı kararını vermişlerdi. Biz yine de uzun boylu kadınla mahkemeye itiraz ettik ve kanıtlamak için ben aynı bisikleti, aynı giysileri giydim. Olay mahaline gittik ve Ahmet Emre'nin yaptığı gibi bisikleti sürdüm. Sonuç beklediğimiz gibi değildi. Kaza tekrarlandı ve aynı tekerlek izleri, aynı sürüklenme, aynı refleksler bende de oldu. Kafamız karışmıştı.

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Gerçekle ilişkilendirebileceğim bir ayrıntıyı hatırlamaya çalışıyorum fakat yok. Yalnızca rüyanın etkileyici olduğunu söyleyebilirim.

Pazartesi, Ekim 05, 2020

3 Ekim 2020

     Kent merkezinden uzakta, iki katlı, soğuk ahşap renklerin egemen olduğu bir ofisteydim. Küçük, üst katta yer alan ofiste sanırım ben dahil 3 kişi çalışıyordu. Otomobil tasarımı üzerine bir ofis olmalıydı çünkü ortada yer alan sehpa ya otomobile benziyordu ya da üstünde otomobil dergileri vardı, emin değilim. Beni öğleden sonra eski kız arkadaşım Betül aradı. Telefonda alıştığım çekimser tavırlar yoktu. Alelade bir şey için aramış gibiydi. Saat 15.00'de görüşmek istedi. Kabul ettim ve işyerinden izin alarak çıktım. Yanında bir arkadaşı daha vardı. Kısa boylu, kısa siyah şort giymiş esmer bir kızdı. Betül'ün ne giydiğini ise hatırlayamıyorum fakat son gördüğümden daha ince görünüyordu. Bana filme yarım saat kaldığını ve hızlı olmamız gerektiğini söyledi. Aydın'da ana bulvarın ortalarında yer alan bir pasajdaki sinema salonunda buluştuk. Sinema salonunun fuaye/oturma alanında antrasit renklerin baskınlığı vardı. Belki bu nedenledir ki hava basık görünüyordu. Ağaçlık, tenteli bir alanda oturduk önce, ne konuştuğumuzu hatırlamıyorum, sonra sinema salonuna geçtik. Yanlış hatırlamıyorsam 3 no'lu koridordan bir yere oturduk. Orta halli bir sinema filmi oynatılıyordu. Kanal D haftasonunda yayınlanan 'eh işte' filmleri gibiydi konusunu hatırlayamasam da. Betül ve arkadaşının eğlenceli bir görüntüsü vardı. Kız önce beni öpmeye çalıştı fakat ben çekimser kalınca yanlışlıkla arkadaşını öptü. Kıkırdadılar ve hep beraber dışarı çıktık. Betül yine bir şeyler söylüyordu fakat ne dediğini hatırlamıyorum. Sanırım tekrardan arkadaşça buluşabileceğimizden söz ediyordu. Numarasını kaydettim ve ofise geçtim. Ofiste lüks bir aracın, muhtemelen modifiye edilmiş Mustang, hararet aldığını gördüm fakat bu kısmı yine pek hatırlamıyorum. Sonra Betül'ün whatsapp fotoğrafına baktım ve yanındaki esmer kızla çekilmiş fotoğrafını gördüm. Bir spor salonunda, itici bir poz vermişlerdi. O gün gördüğüm Betül, burnu havada ve kendini beğenmiş tavırlar içinde biriydi. 

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Ya o gün ya da bir gün öncesinde internette yüzü Betül'e benzer, onun yaşlı haline benzer bir kadını görmüş ve kısa bir an Betül'ü anımsamıştım. Rüyama girme nedeni buydu sanırım. Yarısı tenteyle kaplı mekan, birkaç ay önce bir arkadaşımla oturduğum lokantaya benziyordu. Kısa şortlu kız ise, o akşam izlediğim bir filmdeki kıza nispeten benziyordu. Ofis ise, iç alanı bakımından daha önce çalıştığım Uyaroğlu Mimarlık'a benziyordu. Dik açılı çatısı ve ahşap yapısıyla İskandinav evlerini andıran ofisin dış yapısı ise, günler önce izlediğim Hodejegerne adlı Norveç yapımı filmin bir sahnesinden rüyama girmiş olabilir. Lüks aracın sebebini ise bilemiyorum.

8 Nisan 2026

    İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...