Loş, kasvetli bir odada, Recep Tayyip Erdoğan ile beraber çalışma masasına geçmiş; listelere bakıyoruz. Elle yazıldığı belli olan listede Yanlış hatırlamıyorsam üst tarafta, asıl üyelerin olduğunu düşündüğüm kısımda 5 blok vardı. Altta ise muhtemelen yedek üye adları yazıyordu. Sonra ellerinde oy pusulasına benzer kağıtlarla bir-iki kişi girdi içeri. Erdoğan elindekileri sordu, adamlar farklı bir şey olduğunu, yani yalan bir şey söylediler. Sonra Erdoğan oy pusulasına benzer kağıtları açtı ve Selçuk ile Çine yazılarını da içeren muhtemel sonuçlara baktı. Çine'de rakipleri %70 oy almıştı. Türk Hava Kurumu logolu Selçuk'ta ise oy oranı yazmıyordu fakat adamın yüz hatlarından anladığım kadarıyla orada da onun lehine değildi sonuç.
Listelere geri döndük. Alttaki yedek üye listesinden birinin üstünü öyle bir çizdi ki sanki hayal kırıklığı ile ihanet arası bir duygu besliyordu o isme. Ardından kağıdın altına benim adımı yazdı ve karalanan üye ile yer değiştirme çizgisi çizdi. Ben ne diyeceğimi bilemiyordum. Desteklediğim, benimsediğim bir siyasi görüşten değildi fakat ilk seferde reddetmek yerine nedense düşündüm. Adamın karizmasına hayran kaldım. Erdoğan, çevresinde güvenilir pek kimse kalmadığı ve benim de güven verici durduğum için seçtiğini söyledi. Sonra adamla önce uçağa binmek üzere servis otobüsüne bindik, sonra da uçağa yöneldik. Fakat kısa bir süre sonra aynı sahne belirdi ve bu kez uçağa binmek yerine otobüste ilerlemeyi seçtik. Basını yok sayarak İstanbul içinde bir mahalleye doğru yola çıktık.
Sonra ben tek başıma açık hava taşıtıyla(otobüse benzer) ormanlık bir araziye gittim. Sürekli müzik sesleri duydum. Akabinde üçgen şeklinde ağaç köklerine uzandım. Az ilerimde üç kız gördüm. Utandım fakat kızlar bana pek aldırış etmedi.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Recep Tayyip Erdoğan'ı görme nedenim, NTV sitesinde gördüğüm Libya Mutabakatı ile ilgili bir haberdi. Haberde Erdoğan ve diğer ülke liderlerinin fotoğrafları yer alıyordu. Normalde adamı hiç sevmesem de ilk defa olumsuz bir şey hissetmedim adama karşı. Çine ve Selçuk'u niçin gördüğümü bilemiyorum. Keza kızları ve ormanı da. Erdoğan'ın bana güvenme ve hakkımda yaptığı motive edici konuşmanın kaynağı ise şu anki patronumun iki gün önce saygılı ve kibar davranışlarımı övmesi olabilir.
Yeni hikayeler için ilham verici olması anlamında faydalı olabileceği düşünülerek, gördüğüm/hatırladığım rüyalarla ilgili oluşturulan kişisel bir blog.
Pazartesi, Ocak 20, 2020
Çarşamba, Ocak 15, 2020
15 Ocak 2019
Üç veya dördüncü katta bir ofisteyim. Dar merdivenleri çıkıp o dar ofise geçtim. Sonra Burcu Tüm yanıma geldi ve yaptığım projelere göz gezdirdi. Çatı katı parapet duvarını göstermemi istedi. Modelleme programında gösterdim. Açık sarı, tel görünümdeki silmeyle bitirilmiş duvara ve binaya bakan kadın, yapının çirkinliğinden yakındı ve benim böyle bir çizim yapmama şaşırdığını söyledi. Ona göre çok daha iyi bir tasarım yapabilirdim. Ben de son çalıştığım yerde böyle gördüğümü ve bu nedenle çizdiğimi açıkladım. Kadını tatmin etmedi. Aradan belli bir süre sonra Mustafa Tüm geldi. Bana bir şeyler tarif etti fakat rüyanın bu kısmını hatırlamıyorum. Yalnızca hatırladığım, Mustafa Tüm ile Burcu Tüm'ün ayrıldığıydı.
Rüyanın kaynaklarını bulmak ve anlamak pek zor değil zira Mustafa Tüm, iki buçuk yıl çalıştığım, tanıdığım en kaliteli mimardı. Gerçek şu ki onun yanından ayrıldıktan sonra diğer ofisler daha basit geliyordu gözüme. Şu an çalıştığım ofis de keza. Eşi Burcu Tüm'ün rüyama girip onları söylemesinin nedeni buydu çok büyük olasılık. İçten içe düşündüğüm ve kabullendiğim bir düşünceydi çünkü söyledikleri. Eşinden ayrıldığıyla ilgili kısım bana pek fikir vermiyor. Özel hayatları ilgimi çekmiyordu çünkü. Dar merdivenlerle çıktığım ofis de dört ay çalıştığım kadın mimarın ofisiydi. O ofisi görme nedenim de dün akşam muhabbet ettiğim bir arkadaşıma o mimardan sıkça söz etmem olabilir.
Bu gördüğüm rüyanın şöyle ilginç bir yanı, hayatımda girdiğime en pişman olduğum birinin ofisinde iyi ki girmiş ve tanışmışım dediğim bir mimarla muhabbet ediyordum. İlginç bir zıtlık söz konusu.
Rüyanın kaynaklarını bulmak ve anlamak pek zor değil zira Mustafa Tüm, iki buçuk yıl çalıştığım, tanıdığım en kaliteli mimardı. Gerçek şu ki onun yanından ayrıldıktan sonra diğer ofisler daha basit geliyordu gözüme. Şu an çalıştığım ofis de keza. Eşi Burcu Tüm'ün rüyama girip onları söylemesinin nedeni buydu çok büyük olasılık. İçten içe düşündüğüm ve kabullendiğim bir düşünceydi çünkü söyledikleri. Eşinden ayrıldığıyla ilgili kısım bana pek fikir vermiyor. Özel hayatları ilgimi çekmiyordu çünkü. Dar merdivenlerle çıktığım ofis de dört ay çalıştığım kadın mimarın ofisiydi. O ofisi görme nedenim de dün akşam muhabbet ettiğim bir arkadaşıma o mimardan sıkça söz etmem olabilir.
Bu gördüğüm rüyanın şöyle ilginç bir yanı, hayatımda girdiğime en pişman olduğum birinin ofisinde iyi ki girmiş ve tanışmışım dediğim bir mimarla muhabbet ediyordum. İlginç bir zıtlık söz konusu.
Pazartesi, Ocak 06, 2020
5 Ocak 2019
Kampa benzer bir yerdeyim. Toprak siyah, bulunduğumuz alan sık ağaçlarla örtülü ve yağmur havası var. Bir grup yerliye benzettiğim savaşçı grupla çatışmaya girdik ve babam bire el pompalı tüfek ateşine maruz kalmasına rağmen hayatta kaldı. Ben üzerinde durmadım fakat bu kez de sevdiğim, aşık olduğum kadın yakın mesafeden böğrüne iki el ateş yedi. Kadının üzerindekileri net hatırlayamasam da göğüs ve alt karın hizasında iki siyah şerit olduğunu rahatlıkla seçebiliyordum. Ben kadınımı ellerime almak yerine sinirle düşmanlara tüm hıncımla saldırmaya çalıştım. Çok sinirliydim ve gözüm dönmüş, kimseyi görmüyordum. Tüfekle atış yapmak yerine saplamayı tercih ettim.
Kampa geri döndük. Ben önce keskin nişancı askere kızdım niçin kadınımın katilini vuramadı diye. Adam o sırada silah çantasından ardı arkasına keçeye benzer, siyah arka planda beyaz renkte yazılmış eşyayı çıkartıyormuş. Bunlar Barış Tütüncü, Jack Daniels, General Motors gibi tamamlayıcı iki sözcüktü fakat ne yazdığını hatırlamıyorum. Ben adamla konuşma yaptığım sırada köşesi kırılmış eski müzik kasetlerinden biriyle oynuyordu. Sanki onu havaya atıp vurmuş da geri kalan parçasıyla bir şeyler yapıyor gibiydi. Kadınımın öldüğüne o kadar üzüldüm, o kadar ağladım ki uzun bir süre üzerimden atamadım.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Aslında kısa bir rüyaydı gördüğüm fakat kadınımın öldürüldüğü kısım ve sonrası sarsıcıydı. Canımı acıttı ve kısa bir süre gerçekliğinden şüphe duymama neden oldu. Ayağa kalkmadım, yalnızca yatakta öylece durdum. Bu rüyayla ilgili nedenleri bulmak zor. Tanıdık gelen tek şey belki de köşesi gitmiş kasetti. O da gün içerisinde izlediğim 'Ford V Ferrari' filmindeki anahtar atma sahnesiydi. Filmde Ken Miles, yarış otomobilinin camının köşesine anahtarı fırlatıyordu. Onun dışında ilişkilendirebileceğim pek bir şey yoktu bu rüyayla ilgili.
Kampa geri döndük. Ben önce keskin nişancı askere kızdım niçin kadınımın katilini vuramadı diye. Adam o sırada silah çantasından ardı arkasına keçeye benzer, siyah arka planda beyaz renkte yazılmış eşyayı çıkartıyormuş. Bunlar Barış Tütüncü, Jack Daniels, General Motors gibi tamamlayıcı iki sözcüktü fakat ne yazdığını hatırlamıyorum. Ben adamla konuşma yaptığım sırada köşesi kırılmış eski müzik kasetlerinden biriyle oynuyordu. Sanki onu havaya atıp vurmuş da geri kalan parçasıyla bir şeyler yapıyor gibiydi. Kadınımın öldüğüne o kadar üzüldüm, o kadar ağladım ki uzun bir süre üzerimden atamadım.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Aslında kısa bir rüyaydı gördüğüm fakat kadınımın öldürüldüğü kısım ve sonrası sarsıcıydı. Canımı acıttı ve kısa bir süre gerçekliğinden şüphe duymama neden oldu. Ayağa kalkmadım, yalnızca yatakta öylece durdum. Bu rüyayla ilgili nedenleri bulmak zor. Tanıdık gelen tek şey belki de köşesi gitmiş kasetti. O da gün içerisinde izlediğim 'Ford V Ferrari' filmindeki anahtar atma sahnesiydi. Filmde Ken Miles, yarış otomobilinin camının köşesine anahtarı fırlatıyordu. Onun dışında ilişkilendirebileceğim pek bir şey yoktu bu rüyayla ilgili.
Çarşamba, Ocak 01, 2020
1 Ocak 2019
Bir çete grubuyla beraber bir apartmanın muhtemelen 7-8. katlarında birindeyim. Bir grupla çatışma yaşanmış ve biz de iki rehineyle birlikte soluğu bir apartman dairesinde aldık. Ortam güneşlik. İki kadın rehineden biri, bizden birine yardımcı olacağını söyledi ve bizim gruptaki adam kadına güvenip zincirlerini çözdü. Kadın arkasına bakmadan binadan çıktı. Kaçan kadın zincirliyken kadının bağlandığı duvarda yarım çember şeklinde bir gölge belirmişti. Kadın kaçtıktan sonra aramızda tartışmaya başladık.
Aynı binada karşı dairedeyiz. Yanlış hatırlamıyorsam 4 kişiyiz. Aralarından biri canlı hayvan yemeyi seven bir adam, biri alkol bağımlısı, diğerlerini hatırlamıyorum. Ekibin lideri odada bulunan maketten bir haritaya baktı. Canlı görünen harita sisliydi. Sanırım büyü yapılmış gibiydi. Sislerin dağılması beklendi. Sis dağıldı ve köye benzer bir yer kuşbakışı görünümde belirdi. Ekipten biri yüksek eğimli çatılı evlere baktı ve hedefi tahmin etti. Maketin üst katmanını çıkardılar ve o evin bacasına bir sopa soktular. Sanki baca temizleme sopası yahut flüt temizleme sopasıydı. İçinden beyaz, tombul bir kedi çıktı. Uzun zamandır beslenmediğini düşündüler. Canlı hayvan yemeyi seven kişi, önce hayvanı öldürmeyi önerdi fakat diğerlerinin olumsuz çıkışıyla geriledi.
Yine aynı binada, muhtemelen rehinelerin zincirlendiği odada kilolu bir adam etrafı kolaçan etti ve villaya benzer bir ev gördü. Sanırım bir at arabası o villaya içki götürüyordu. Ben alkol bağımlısı ekip üyesine durum söyledim fakat ekipten biri oranın Mutlu Sarıbaş'a(gerçekte çalıştığım işyerinin ortaklarından biri) ait olduğunu söyledi. Aradan zaman geçti ve her nasılsa alkol bağımlısı adam bağımlılığını yendi.
Bu rüyadan önce mi, sonra mı hatırlamıyorum, bir derse girdim. Muhtemelen Maliyet Muhasebesi gibi bir dersti. Orada hiç çalışmadan sınavlarında başarılıydım. Bu nedenledir ki gözetmen beni kopya çekmesinler diye ön sıraya oturttu. Sonra o kadınla beraber sohbet etmeye başladık. Kadın çalışmadan iyi sonuçlar aldığıma imrendi. Ben de sözel derslerle iyi olduğumu, kültürel ilgimin yüksek olduğunu söyledim. Aramızda bir samimiyet oldu ve ona kitap yazdığımdan da söz ettim.
Bir diğer rüyada çetecilerle birlikte bulunduğum binanın zemin katındayım. Bir adam gelip bir şeyler sordu. Ben bizimkilerden birine 'Bu adam yerimizi biliyor' dedim fakat adam ciddiye almadı. Sonra askerlikten arkadaşım Semih'i gördüm. Kız arkadaşıyla beraber bizim gruba dahil olmuştu.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Aydınlık apartman dairesi muhtemelen Barut Parke'de çalışırken gardırop taktığımız Aksu soyadlı kadının eviydi. Zincirlenen kadınlardan biri, dans gecesinde gördüğüm bir kadındı. Beyaz kediyi hatırlamamakla birlikte, sislerle çevrili haritanın olduğu kısmın, izlediğim 'Witcher' adlı diziden rüyama girmesi çok olası.
Rüyaların geri kalanlarının neden etkilendiğini henüz bilmiyorum.
Aynı binada karşı dairedeyiz. Yanlış hatırlamıyorsam 4 kişiyiz. Aralarından biri canlı hayvan yemeyi seven bir adam, biri alkol bağımlısı, diğerlerini hatırlamıyorum. Ekibin lideri odada bulunan maketten bir haritaya baktı. Canlı görünen harita sisliydi. Sanırım büyü yapılmış gibiydi. Sislerin dağılması beklendi. Sis dağıldı ve köye benzer bir yer kuşbakışı görünümde belirdi. Ekipten biri yüksek eğimli çatılı evlere baktı ve hedefi tahmin etti. Maketin üst katmanını çıkardılar ve o evin bacasına bir sopa soktular. Sanki baca temizleme sopası yahut flüt temizleme sopasıydı. İçinden beyaz, tombul bir kedi çıktı. Uzun zamandır beslenmediğini düşündüler. Canlı hayvan yemeyi seven kişi, önce hayvanı öldürmeyi önerdi fakat diğerlerinin olumsuz çıkışıyla geriledi.
Yine aynı binada, muhtemelen rehinelerin zincirlendiği odada kilolu bir adam etrafı kolaçan etti ve villaya benzer bir ev gördü. Sanırım bir at arabası o villaya içki götürüyordu. Ben alkol bağımlısı ekip üyesine durum söyledim fakat ekipten biri oranın Mutlu Sarıbaş'a(gerçekte çalıştığım işyerinin ortaklarından biri) ait olduğunu söyledi. Aradan zaman geçti ve her nasılsa alkol bağımlısı adam bağımlılığını yendi.
Bu rüyadan önce mi, sonra mı hatırlamıyorum, bir derse girdim. Muhtemelen Maliyet Muhasebesi gibi bir dersti. Orada hiç çalışmadan sınavlarında başarılıydım. Bu nedenledir ki gözetmen beni kopya çekmesinler diye ön sıraya oturttu. Sonra o kadınla beraber sohbet etmeye başladık. Kadın çalışmadan iyi sonuçlar aldığıma imrendi. Ben de sözel derslerle iyi olduğumu, kültürel ilgimin yüksek olduğunu söyledim. Aramızda bir samimiyet oldu ve ona kitap yazdığımdan da söz ettim.
Bir diğer rüyada çetecilerle birlikte bulunduğum binanın zemin katındayım. Bir adam gelip bir şeyler sordu. Ben bizimkilerden birine 'Bu adam yerimizi biliyor' dedim fakat adam ciddiye almadı. Sonra askerlikten arkadaşım Semih'i gördüm. Kız arkadaşıyla beraber bizim gruba dahil olmuştu.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Aydınlık apartman dairesi muhtemelen Barut Parke'de çalışırken gardırop taktığımız Aksu soyadlı kadının eviydi. Zincirlenen kadınlardan biri, dans gecesinde gördüğüm bir kadındı. Beyaz kediyi hatırlamamakla birlikte, sislerle çevrili haritanın olduğu kısmın, izlediğim 'Witcher' adlı diziden rüyama girmesi çok olası.
Rüyaların geri kalanlarının neden etkilendiğini henüz bilmiyorum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
8 Nisan 2026
İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...
-
70'li, 80'li yıllarda Metallica, konser vermek için arabalarıyla Afyon'a doğru yola çıktı. Dağlık bir alana vardıklarında ç...
-
Bir grup insanla Kuyucakta yaşlı bir akrabamın evine gidildi. Nispeten kalabalık bir topluluk tarafından karşılanıldı. Bayram ziyaretine...
-
ADÜ'den eski arkadaşım Gülderen ile tekrar görüşmeye baslamışım rüyamda. 2. Sanayii'nin olduğu taraflarda bir kafede oturmuşuz. Onu...