Salı, Aralık 29, 2020

26 Aralık 2020

     Aydın'da, bulvar üzerinde bir mağazaya girdim. Bembeyaz boyanmış, yalnızca bir adet kolon dışında çıkıntısız, bomboştu. Beyaz elbiseli bir kadın geldi ve buranın kırtasiye dükkanı olduğundan söz etti. Kadınla sohbet ettim, sonra asma katta birilerinin konuşmalarımızdan rahatsız olduğunu öğrendim. Sanırım kadını ayartmaya çalıştığımı zannediyorlardı. İki adet dosyanın raflardan çekildiğini gördüm... Aradan bir süre geçti ve kırtasiye açıldı ve yoğunluk başladı. Ben kadına yardım etmeye çalışıyordum.

    Diğer rüyada ise, şehir merkezinden uzakta; aynı mağazaya benzer bir mağazanın önündeydim. Fakat mağaza dışarıdan daha çok sergi salonuna benziyordu. İki katlı, giydirme cephelerle kaplı, özenle tasarlanmış gibi. Dışarıdaki bir grup insan yukarı korkuyla baktı. Gece vaktiydi ve gökten içi çizgilerle dolu, çokgen şekilli onlarca, yüzlerce meteora benzer cisimler yüzeye doğru gelmeye başladı. Ateş rengi, endişe verici görüntüdeydiler. İnsanlar sergi alanına kaçışırken ben merakla izlemeye devam ediyordum. Cisimlerden biri beni teğet geçerek toprağa çarpıp sekti. Yakından dev projeksiyon kameralarına benziyordu. 

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Rüyanın kaynağını bilmemekle birlikte, tutarlı bir tahmin de yürütemiyorum.

Pazartesi, Aralık 21, 2020

18 Aralık 2020

     Dağlık, mağara gibi bir yerde bir grup insan vardı. İçlerinden bir kız yürüdükten bir süre sonra cep telefonundan Ziraat Bankası hesabına 20 milyon liralık bir tutarın geçtiğini ve bunun da büyük ikramiyeyi kazandığı anlamına geldiğini fark etti. Bunu duyan arkadaşları sevinmiş fakat kız durumu ahlaki açıdan doğru bulmadığı için parayı almayacağını söyledi. Bu nedenle gruptan ayrıldı ve yoluna tek başına devam etti. Aradan bir süre geçtikten sonra ellili yaşlarda, beyaz kirli sakallı; iyi huylu görünen biri, o kızın cep telefonunu buldu ve büyük ikramiyeyi kazandığını öğrendi. Yapması gereken, cep telefonunun şifresini girmekti. sekiz haneli şifreyi girdi ve net tutarı öğrendi. Oradan bir miktar para çekiyor fakat çektiği halihazırdaki bakiyesi oluyordu. Kız ve arkadaşları bir süre sonra bir araya geldiler ve kızın kartının kayıp olduğunu öğrendiler. Kız bir şekilde telefonuna ulaştı ve hesabına baktı. Adam yalnızca 1500 liralık bir tutarı çekebilmişti. 


    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Şifrenin rüyama girme nedeni, yakın zamanda HES kodumla ilgili sorun yaşamam ve kodumu ezberlememdi. Şifre, koddaki gibi üçe ayrılmıştı ve sadece sayılar değişikti. Piyangonun rüyama girme nedeni, hiç aklıma gelmemesine rağmen yılbaşı çekilişinin yaklaşmasından kaynaklı olabilirdi. Gruptakiler ve diğer ayrıntıların nedenini ise bilemiyorum.

Cuma, Aralık 18, 2020

14 Aralık 2020

     Sonbahar ya da ilkbahar vaktiydi. Akşamüstü, iki katlı, bahçeli bir barda bir grup arkadaşla oturuyordum. Karanlık bir atmosferi vardı mekanın. Cem adındaki arkadaşım da o gruptaydı. Geniş yüzlü bir kızla sohbet ediyordum. Kızın ne anlattığından emin olmasam da Dedublüman adlı müzik grubunun bir parçasını mırıldanıyordu. Cem, sarışın iki arkadaşıyla birlikte mekandan ayrıldı. Diğerleri de teker teker kayboldular. En son ben çıkacakken barın sahibi, mekanın rutininin bu olduğunu söyledi. Kafa karışıklığıyla eve doğru yol aldım. Yolda sokağa çıkma yasağını fark ettim. Ceza yeme korkusuyla ara sokaklarda ilerledim. Bir polis memurunu gördüm ve panikle kaçmaya başladım. Adam yanıma geldi ve bir sorun olmadığını, yalnızca suçlu görünümlü insanlara ceza kestiklerini söyledi. İçim rahatladı ve yoluma devam ettim.

    Diğer rüyada ise, Özgür Kanlı arkadaşımın evindeydim. Ev, şu an oturduğu eve nazaran daha merkezi bir yerde, Gençlik Caddesi üzerinde yer alıyordu. Evde yanlış hatırlamıyorsam Özgür'ün eşi Tuğçe vardı. Onunla sohbet ediyordum. Sonra İlke adındaki Efeler Belediyesinde denetçi kız geldi. İlkenin gelmesiyle ben gerildim ve bir süre sonra evden çıktım. Çıkarken Özgür'ü gördüm ve biraz arkamdan konuşmalarını duymak için bekledim.

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Dedublüman adlı grup, bu aralar sıkça dinlediğim bir gruptu. Cem, yıllardır görmediğim bir arkadaşımdı fakat niçin rüyama girdiği konusunda mantıklı bir açıklama getiremiyorum. Bar, Eski adlı bara çok benziyordu. Bahçeli, sıcak bir havası vardı. Özgür, sıkça görüştüğüm bir arkadaşımdı ve İlke de Özgür'ün eşinin arkadaşıydı. Rüyama girme nedeni bu olabilirdi. İlke, her gördüğümde gerildiğim biriydi ve iş gereği sıkça karşılaştığım biriydi de aynı zamanda. Gördüğüm diğer şeylerin ise nedenini bilmiyorum. 

Cuma, Aralık 04, 2020

4 Aralık 2020

     Bir adada, çoğunluğu çekik gözlü, olasılıkla Japon insanlarla dolu bir yer vardı. Kasaba gibi bir yerleşim yerinde bu insanlar otel, banka gibi yerlerde toplanmışlardı. Aynı zamanda başka bir yerde, keçi sakallı, kısa boylu, zeki görünümlü bir adam; müstakil evinin üst katından merdivenlere bakıyordu. O evde sarışın, uzun siyah sakallı, salaş görünümlü bir adam da vardı. Berlin, Pekin ya da onun gibi, sonu baskın N ile biten adada katliamlar başladı. Dışarıdan asker görünümlü bir grup insan ellerinde otomatik tüfeklerle otel/bankalardakilere ateş ediyordu. İnsanlar kaçışıyor, ortalık kan gölüne dönüyordu. Brad Pitt'e benzettiğim adam da bu çatışmadan sağ kurtulmanın hesaplarını yapıyordu. Sanırım oradaki insanlar turistti ve hepsi birden uçakla gelmişlerdi. Keçi sakallı adam, bir odada yüzünü tanımlayamadığım fakat cüsseli olduğunu gördüğüm birine özel bir görev verdi ve birisini özellikle öldürmesi emrini verdi. Bu sırada çatışmalar devam ediyordu. Brad Pitt'e benzeyen adam, zemin katta, mobilyaların altına bir yere sıvışmaya çalıştı. Tam bu sırada çatışmalar onun bulunduğu sokağa taşındı. Genci yaşlısı, güçlüsü zayıfı birçok insan kaçmak yerine ayağa kalkmaya; direnmeye karar verdi. Böylelikle olaylar katliam yerine çatışmaya dönüştü. Adanın sahibi olduğunu düşündüğüm sarışın adam, katliam emrini veren keçi sakallı adamın yanına hızlı adımlarla çıktı. Adam hiç konuşmadı ve onu merdivenden aşağıya attı. Sarışın adam takla atarak yuvarlandı ve havuza benzer kare bir alana çakılırcasına düştü. Elektrik verilmişti alana ve adam çığlık atarak müstakil evin girişindeki verandaya düştü. Keçi sakallı adam arkasından sinsice gülümsedi ve sanki 'Bu tuzakları sen kurdun, bu kez sen yakalandın' dedi. Tam hatırlamıyorum. Sonra bir yay gerildi ve adamı evin dışına gönderdi. Adada ise her yer kan gölüne dönmüştü. Şiddet, vahşet, her şey vardı ama yaşayan insan pek yoktu. Brad Pitt'e benzeyen adam, ölülerin arkasına sığındı ve çatışmanın bitmesini bekledi.


    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Keçi sakallı adam, Narcos dizisindeki mafya karakterine çok benziyordu ama çatışmaların o diziyle hiçbir benzerliği yoktu. Evet, onda da çatışmalar vardı ama bu gördüklerim daha farklıydı. Brad Pitt'in ve çekik gözlü insanların olması, belki Babel filmiyle bağlantılıydı. Neden bilmiyorum fakat öyle hissediyorum. Onun dışındaki öğelerin rüyama niçin girdiğini ise bilmiyorum.

8 Nisan 2026

    İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...