Yeni hikayeler için ilham verici olması anlamında faydalı olabileceği düşünülerek, gördüğüm/hatırladığım rüyalarla ilgili oluşturulan kişisel bir blog.
Pazartesi, Mart 29, 2021
29 Mart 2021
Cumartesi, Mart 06, 2021
06 Mart 2021
İstanbul'da, yeni havalimanındaydım. Akşamüzeriydi ve tek başıma kenti dolaşmayı planlıyordum. Havalimanından bulunduğum yerin birkaç kilometrelik uzağına doğru, başka bir havalimanına doğru yola çıktım. Kıvrımlı, helezon şeklinde ilerleyen yaya yolunun üç şeridi vardı. İki şerit bisiklet, ortadaki üçüncü şerit ise yürüyen merdivenlerdeki mekanikle inşa edilmiş bir şeritti. Bu şeritte hareketsiz halde ilerlenebiliyordu. Sağda ve solda iki genç, ortadaki nispeten yaşlı kadına çok yavaş gittiğini söyledi fakat birden bire kadının şeridi hızlandı ve gençlerin önüne geçti. Ben diğer havalimanına eriştim ve oradan yine yürüyerek kente indim.
Çarşılardan birine girdim önce. Alelade, diğerlerinden pek bir farkı olmayan bir çarşıydı. Tek farklı yanı, tavanı daha yüksek ve havadar olmasıydı. İlerledim çarşıda ve bir yemekçiye denk geldim. Dükkanın sahibi bugünün Cumartesi olduğunu ve menüde İspiriç adında bir yemek olduğunu söyledi. Ben de merakla o yemeği sipariş verdim ve kenarlarda bir masaya geçtim. Kısa bir süre sonra yemek geldi. Bu, tavuk-pilavın farklı bir türüydü. Tavuk eti yerine sanırım yemeğin adını veren o hayvanın eti vardı. Rengi siyaha yakın, griden halliceydi. Parmak boyunda, ince ince ayrılmıştı tavuk gibi. Yemeğe başlarken belediyeden Aynur hanımı gördüm. Yemeğimi merak etti ve aynısını sipariş etti. Yanında başka biri daha vardı. O kuru fasulye yiyordu. Tabak bitti ve yarım porsiyon sipariş ettikten sonra oradan ayrıldım ve kenti dolaşmaya devam ettim.
Kız kulesine benzer, ilginç bir kuleye girdim. Çan kulesini de andırıyordu burası. Çanın altında, yukarı çıkan bir düzenek vardı. Bu düzenek ki muhtemelen otuz-kırk tane ağırlık ile bayrak/flama gibi bir şeyi kulenin tepesine çıkarıyordu. Yakından incelediğimde içinde halıya benzer bir şey vardı. Dönemin şartlarında bayrak/flamaların o ebat ve görünüşte olabileceğini düşündüm. İlerlemeye devam ettim.
Çarşıdaydım yine. Sol tarafımda Osmanlı askerlerinin kullandığını düşündüğüm siyah, mat renkte silahlar vardı. Satır, pala, kılıç, orak gibi birbirinden ilginç, dökme silahlar sergileniyordu. Yakından baktığımda keskin olduklarını kesici kenarlarından görebiliyordum. Yeni bilenmişti sanki. İnsanların bu silahlarla birbirini öldürdüğünü düşünüp irkildim. Sonra çalıştığım ofiste staj yapan Begüm Çoban'ı gördüm. Onunla birlikte çarşının geri kalanını gezdik. Silahların olduğu kısımda bir şey dikkatimi çekti. Gümüş renkte T cetvelleri ve parşömenler vardı. İkimiz şaşırdık ve biraz daha ilerledikten sonra oradan çıktık. Begüm, ailesinin onu beklediğini, bu nedenle gitmesi gerektiğini söyledi. Gün batımıydı ve Begüm ile vedalaştık.
Rüyanın olası kaynaklarına gelince... İstanbul ve tarihi mekanlarıyla ilgili bölümler, olasılıkla Gain'de İlber Ortaylı'nın Mimar Sinan ile ilgili söylediklerinden kaynaklıydı. Bir kenti tek başıma gezme düşüncem vardı bu aralar ve rüyama girme nedeni de bu olabilirdi. Begüm, birkaç hafta önce projesinde yardım istemişti. Bu nedenle rüyama girmiş olabilir. Aynur Hanım, Efeler Belediyesinde çalışan biriydi ve iş gereği birçok zaman görüşüyorduk. Dün telefonda bir projeyle ilgili görüşmüştük. Bu nedenle rüyama girmiş olabilir. İspiriç yemeği ve diğer unsurların neden rüyama girdiğini ise bilemiyorum.
8 Nisan 2026
İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...
-
70'li, 80'li yıllarda Metallica, konser vermek için arabalarıyla Afyon'a doğru yola çıktı. Dağlık bir alana vardıklarında ç...
-
Bir grup insanla Kuyucakta yaşlı bir akrabamın evine gidildi. Nispeten kalabalık bir topluluk tarafından karşılanıldı. Bayram ziyaretine...
-
ADÜ'den eski arkadaşım Gülderen ile tekrar görüşmeye baslamışım rüyamda. 2. Sanayii'nin olduğu taraflarda bir kafede oturmuşuz. Onu...