Pazartesi, Kasım 30, 2020

24 Kasım 2020

     Aydın'da, Mimar Sinan mahallesi tarafında bir ofisteydim. Onlara Archicad adlı modelleme programına hakim olduğumu söyledim. Şu anki işverenim Mustafa Selbes beni onlara yönlendirmişti. Bana bir masa verdiler. Orada Archicad'in 24. sürümünü kurmak istediğimi söyledim. Oranın patronu olduğunu düşündüğüm sarışın, 35'li yaşlardaki kadın korsan yazılım kuramayacaklarını söyledi ve bana yasal sürümünü kullanmamı önerdi. Başlat menüsünden Archicad'in sürümüne baktım, Archicad 17 kuruluydu. Kadın bana yaptıkları projelerden ve işleyişten söz etti. Gördüğüm en profesyonel ofisti. Herkesin bir görevi vardı. Oradakilerin hepsi temiz insanlara benziyordu. Benden bir adet örnek proje modellememi istediler. Birkaç katlı, eğimli araziye konuşlanmış bir ev modellemeye koyuldum. Bunu yaparken başka bir kadın beni izliyordu. O halini kadına gönderdim. Bana tefrişleri nereden aldığımı sordu, ben de kendi kütüphanemden çektiğimi söyledim. Yaptığım işi takdir ettiklerini belittiler. Oraya ısındım. Kadın iş teklif eder gibi oldu. Kararsız kaldım. Aydın'da şu ana dek gördüğüm en iyi, en profesyonel ve isteklendiren ofisti. Kararsızlığımın nedeni, bir yılı anca dolan şu andaki ofisten ayrılma fikriydi. Çalıştığım kişi, halihazırda bana umutlar bağlamış ve bir şeyler öğrenmem için o ofise göndermişti. İhanet gibi geliyordu kulağa. Kadın istikrarsızlığı dert etmediğini söyledi. Şu an çalıştığım ofise geri döndüm ve bilgisayarıma geçtim. Archicad'in 24. sürümü yüklüydü ve kadının ihbar edeceği düşüncesine kapıldım. 


    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Ofisteki kızlar, bir gün öncesinde gözlükçüde gördüğüm kızlara benziyordu. İşle ilgili kısım ise, ancak düşüncelerim ile benzerlik göstermiş olabilir. Rüya, kendi kendine düşüncelerin akışını değiştirmiş ve böyle bir senaryo ortaya koymuş olabilir.

Salı, Kasım 24, 2020

23 Kasım 2020

     Mağaraya benzer bir yerdeydim. Olasılıkla akşamüstüydü. Bir adamı kalabalık bir çete yakalamış ve kendi kurdukları mahkeme tarafından yargılamaya koyulmuşlardı. Neye benzediğini bilemediğim adamın arkasında başka biri göründü. Yargılamanın bittiğini ve öldürüleceğini söylüyordu. Bunu söylerken de bıçağını tutsağın boynuna sertçe dayamıştı. Tutsak ve diğerleri mağaradan çıktılar ve kayalık bir yerde adamı yürüttüler. Tüm bu olanları iki kişi de gizlice izliyordu. Adamı sonra göbeğinde boşluk olan dev bir ağaç aldı. İkili, ağacın zaaf noktasını biliyordu. Bu zaaf nokta da, orman yangını ve ses dalgasıydı. Grubu takip ettiler. Grup, ormanlık bir alana doğru hareket ediyordu. Birden bire gidecekleri ormanın ilerisinde kırmızı, yarım küre şeklinde dumansız bir patlama gerçekleşti. Bunun üzerine ağaç ve diğerleri aksi yöne doğru kaçıştı. İkili de takibini sürdürdü ve yolda bir büyücüyü gördüler. Elinde ahşap bir asa vardı ve belli ki patlamanın sebebi oydu. 

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Kaynaklarını tahmin etmek pek zor değil zira Yüzüklerin Efendisi-İki Kule filmindeki Pippin ve Merry karakterlerine çok beziyordu bu ikili de. Keza Ent'ler gitmiş, kötü ruhlu ağaçlar rüyada belirmişti. Ancak gördüğüm hiçbir çizime yahut film karakterine benzemiyordu o ağaç. Kötü, kızgın bir görüntüsü vardı. 

8 Nisan 2026

    İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...