Pazartesi, Eylül 17, 2018

17 Eylül 2018

     Uzun zamandır görmediğim en korkunç kabus serisini gördüm. Önce, Aydın'da sarrafların, kunduracıların olduğu tarafta biri çizim için çağırdı. Muhammet adındaki müşterinin yanına gittim ve zemin kattaki evde çizim yapmaya başladım. Çizimin neyle ilgili olduğunu hatırlamıyorum fakat uzun soluklu bir işmiş. Adam bir gün ikindi vaktinde işi sordu bana ve ben de bitireceğimi söyledim. Odadan çıkarken kendi kendine aşağılayıcı biçimde güldü. Sanki verdiği iş yalandan gibiydi. Sonra ben bisiklet ile eve dönmeye karar verdim. Doğu Gazi Bulvarından aşağıya doğru inerken bisikletle, bir şeyler oldu ama net hatırlamıyorum.
     Rüyanın ikinci ve can alıcı bölümünde ise Türkiye-İran sınırındaydım. Ablam İranlı bir meslektaş(öğretmen) ile tanışmış ve benim de onlarla tanışmamı istedi. Amacı İran'da o kadınla beraber çalışmaktı. Bana dedi ki, 'Tamamıyla oraya taşınacağım ve buraya sadece imza için geleceğim.' Onayladım ve zemin katta bulunan ofise doğru gittim. Tek katlı bir yapıydı ofis fakat üst katlarının olup olmadığını bilmiyorum, görmedim. Bir yan dükkandan bu yeni iş arkadaşını çekiştiriyordum. Kadın İranlı olmasına karşın başı açıktı ve ablam gibi kıvırcık saçlıydı. Ablam bana 'önyargılarından uzaklaş' gibi bir şeyler söyledi. Tam kadının yanına gidecektim ki elinde uzun paspas ile bir adam çıkageldi dükkanın içinden. Bir elinde benzin bidonu, umarsızca dükkanın kenarlarını paspaslıyordu. Ancak suyla değil, benzin ile. Anlam veremedik biz. Sonra ablamın meslektaşı geldi yanımıza ve adamın deli gibi biri olduğundan söz etti olayın ciddiyetini pek anlamadan. Adam yanımıza geldi ve o kadının daha önce bir kardeşini mi yoksa bir arkadaşını mı ne, okuttuğunu söyledi. Adama göre bu cezasız kalmamalıydı. 'İçeride kalacak mısınız?' dedi yine umarsızca. Hayır, deyip dışarı çıktık ve adamın binaya kibrit atıp yakmaya koyulduğuna şahit olduk. Biz çıkarken ben o kadınla selamlaştım. Üzgün görünüyordu. Biz doğruca ananemlerin evine doğru yola çıktık. Denilene göre adamların ilk vukuatı değilmiş bu. Daha önce de ev yakmışlar ve birinde içeride canlı biri diri diri yakılmış. Ancak cezai yaptırım filan yeterli uygulanmadığı için adamlar özgüvenle bu işi sürdürmüşler. 'İçeride kalacak mısınız?' derken onu kastediyordu. Dramatik bir havada içeri geçtik ama hepimizi derin bir hüzün boğmuştu. Kadına ve ülkesinde yaşananlara acıyorduk. Ki beni bu rüyada en fazla canımı yakan kısmı buydu. Yanan dükkan sanki komşu evdeymiş gibi yakındaydı biz ananemlerin evindeyken. Ancak dürbünle de ev görülebiliyordu bir yandan. İlginç bir mekan kayması. Kilolu bir adam bana dürbünü uzattı ve ben dürbünle o dükkanı izledim biraz. O adam dükkanı yakmaya devam ediyordu. Dürbünü çevirdiğimde, ormanlık bir alanda başka bir yerin daha yakıldığını gördüm. Bana Almanya'yı andırıyordu. İçim cız etti ve dayanamayarak içeri, teyzemin yanına geçtim. Bir yandan rüyanın içinde Gelin Ayşem çalıyordu daha rahatsız edici halde... Dayanamayarak uyandım.

     Rüyanın ikinci kısmı tüylerimi diken diken etti ve kalkmak zorunda kaldım. Diğer rüyalardan farklı olarak, keskin bir müzik arka planı vardı. Tülay German'ın 'Gelin Ayşem'i yine rahatsız eder halde çalınıyordu. Rüyayı nostaljik bir Türk filmi içndeymiş gibi hissettiriyordu.

     Rüyaların olası kaynaklarına gelince... İlk kısmında geçen Muhammet kişisi, benim geçen yıl kız arkadaşımın aklını çelen kişiydi. Rüyada sanki her şeyi bilmeme karşın sessiz kalmam ile alay ediyordu. Neyi anımsattı da rüyaya girdi, net bir şey söylemek olası değil... İkinci bölümündeki kaynakları daha rahat seçebilirim yalnız. Ablamın meslektaşı, Emel Oflaz olabilirdi çünkü akşam MEB otomasyonundan ek ders seçimiyle ilgili yardım etmiştim. İran ülkesi ise büyük olasılıkla geçenlerde Emre Yücelen adındaki şan hocasının youtube kanalında İran gezisini paylaşmasından kaynaklı rüyama işledi. Çok fazla izlememiş olmama karşın İran'ın korkulacak bir ülke olmadığı izlenimini bırakmıştı. Ananemlerin evinin rüyada olmasının sebebi, yaklaşık iki ay önce ananemi kaybetmiş olmamdan kaynaklandığını düşünüyorum.

8 Nisan 2026

    İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...