Pazartesi, Ağustos 31, 2020

31 Ağustos 2020

    Bir mağazanın girişindeydim. Aslında giriş mi, kasa mı olduğu net olmayan bir kısmındaydım. Siyah elbiseli bir kadın kasanın başındaydı. Ya bana ne istediğimi sordu ya da ben doğruca söyledim, siyah renk yırtık model geniş kesim bir blucin çıkardı. Koton markaydı ve kadının Koton mağazasında çalıştığı fikrini edindim. Rüyanın bir kısmında giydiğim markanın ne derece gösterişli olduğundan şüphelendim ve Koton olduğunu hatırlayınca rahatladım. Kızla bir konuda tartışmaya giriştik ama net hatırlamıyorum. Kızın adını öğrenmek istedim, kavgaya benzer bir şeyler oldu ve kız Mustafa Naci Reşit gibi bir şeyler söyledi. Elbette bu, kızın adı değildi. Babasının adı zannettim ilk başta fakat sonra okul adı olduğu fikrine kapıldım. Nitekim kız bir devlet okulunda öğretmendi. Kızın evini öğrendim ve o okuldayken kızın evine gittim. Bahçelik bir evdi. İnce uzun bir avludan iç eve ulaşılıyordu. Koridorun üstünde rafa yahut köprüye benzer bir şey vardı ve onun üzerinden geçilmesi gerekiyordu. Biraz da suçluluk duyguyla koridorda ilerledim. Önce gözcülük yapan birilerini gördüm. Beni izliyorlardı. Yoluma devam ettim ve bu kez kıza yakalandım. Yine bir boğuşma oldu. Kızın bileğinde kapsül şeklinde hantal duran bir saat gördüm. Saatin ön yüzü bileğin içine bakıyordu. Sonra her nasılsa kız ile aram iyileşti ve rüya mutlu bir sonla tamamlandı.

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Rüyada gerçekle ilişkilendirebildiğim tek şey, gözcülerdi. Sürekli gördüğüm bir kızın çalıştığı işyerinin önünden geçerken birkaç kişi hep yakınlarda olurdu ve rahatsız olurdum. Olasılıkla rüyama o nedenle girmişti. Ev ise, bir ara Tuğçe Yurtkulu'nun babannesinin evine benziyordu. Uzun zaman önce gitmiştim. Rüyama girme nedeni ise, yakın zamanda kızı merak ettiğimden olabilir. Nitekim evlenecekti ve pandemiden dolayı düğünlerin son durumu muallak olabilirdi. Diğer öğeleri ise pek hatırlamıyorum.

Cumartesi, Ağustos 29, 2020

29 Ağustos 2020

     Aydın'da, eve dönerken Nevzat Biçer parkının yakınlarında yürüyerek eve gidiyordum. Gündüz vaktiydi. Yol üzerinde bir kız gördüm. Uzun boylu, ince, siyah saçlı, koyu giyimliydi ve düzgün bir yüzü vardı. Önümde yürüyen kıza yaklaştım ve aynı senkronda yürüdük. Kız rahatsız oldu ve bunu belirtti. Ancak ben ısrarla yürümeye, onunla konuşmaya devam ettim. Sonra yol ayrımında tam kız ile aramı iyi yapacak yahut numarasını alacaktım ki birisiyle konuşur buldum kendimi ve kız gitti. Derin pişmanlık duydum. Sonra, sanırım bizle beraber yürüyen fakat daha önce fark etmediğim biri yanıma geldi ve fırsatı kaçırdığımı ima etti. Ardından kızın ona attığı mesajı gösterdi. Mesajı hatırlamıyorum fakat kısa bir şeydi. Sanki 'Neden böyle yaptı?' der gibiydi. Pişmanlığım daha arttı.

    Rüyanın devamında yine aynı yoldaydım ve aynı kızı kuş olarak gördüm. Yanımda bu kez yaşlı insanlar vardı. Kuşu tutmamı tembihliyorlardı. Kumruya benzettiğim kuşu iki elimle yakaladım. Kuş kaçmak için çaba gösteriyordu fakat bırakmıyordum. Bir ara tutamayacağımdan endişelensem de elimde tutmayı başardım. Hızlı adımlarla bir parka gittim. Tüp kaydıraktan kayarak basketbol sahasına indim. Basketbol sahası kalabalıktı. Her tarafta oyuncular vardı. Kuşu ya bilerek ya da bilmeyerek salıverdim. Kuş havalandı ve iki adet basketbol toplarının üstlerine üşüştü. Kaçacak diye endişelendim fakat kaçmadı. Sonra bir kız siluetine dönüştü. Tam hatırlamıyorum. Bana burada olmaktan keyif aldığını söyledi. Çok mutlu oldum.

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Yol, birçok zaman eve giderken kullandığım yoldu. Siyah giyimli kızı ise hatırlamıyorum. Keza o adamı da. Basketbol sahası, çok uzun zaman önce Merve ile buluştuğum parktı. Ancak Merve ile bağlantılı hiçbir detay yok. Kaydırağın niçin rüyama girdiğini de bilemiyorum. Gördüğüm bu rüyadan yaptığım çıkarım ise şu: ilişkilerde üst üste talihsizlikler yaşadım, gelen birçok fırsatı teptim. Bir gün öncesinde, bu konuda hayıflandığım için rüyama girdiğini düşüyorum. Mesaj atan arkadaş, zamanında vakit geçirdiğim fakat iletişim kurmadığım bir kız arkadaş ile bağlantıya geçen arkadaş olabilir. 

    Bu rüyanın diğerlerinden farkı, sanki biraz daha düşünsel yönü olduğuydu.

Pazartesi, Ağustos 24, 2020

23 Ağustos 2020

     Aydın'da, bir teras bardaydım. Etrafımda insanlar, normal davranıyorlardı. Sonra kadının birisi bana saldırmaya başladı. Ardından başka birisi korkarak insanlardan uzaklaşmaya, koşturmaya başladı. Etraf curcunaya döndü ve ben kendimi olayın tam merkezinde buldum. Sanki ilaç almışlardı ve o ilaç o insanların korkularını kışkırtıyordu. Yalnız kalmaktan korkanın yalnızlığını tetiklemesi gibi fakat daha etkili bir biçimde. Kırmızı yahut mavi renk elbiseli, uzun boylu ve dar yüzlü bir kadın da o etkiyi yaşıyordu ve biraz saldırganlaşıyordu. Ben elimde el büyüklüğünde bilgisayar çipini kadına tuttum ve kadın biraz olsun sakinleşti. Sonra onunla birlikte bardan çıktık. Merdivenlerden aşağıya indiğimizde tamamıyla normalleştik ve sanki hiçbir şey olmamış gibi, bana 'enteresan bir geceydi' dedi. Rüyanın bu kısmı ironik bir geçişe benziyordu. Az önce olağanüstü olaylar yaşanmıştı ve bunu alelade bir tavırla geride bırakmıştık. 

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Mekan, gerçekte Aydın'daki Collective adlı mekana çok benziyordu. İki katlı, antrasit duvarlar ve siyah korkuluklar.. Yakın zamanda o mekana gittiğim için rüyama işlenmiş olabilir. Özel bir kimyasal kullanmışa benzeyen insanların yüzlerini seçemiyorum fakat kadını pekala tanımlayabilirim. Dar, bronzlaşmış bir yüzü, o yüzde sırıtmayan ince dudaklarını hatırlamak pek zor değil. Mekandayken uzun ince bir elbise giymişken aşağı indiğimizde alelade kırmızı renk bir bluz giymiş gibi görünüyordu. İnsanları uyuşturan madde yahut ona benzer bir şeyi ve nedenini ise bilemiyorum.

    Rüyada gördüğümde çok uzun soluklu ve etkileyici görünüyordu fakat ne yazık ki hatırlaması zor rüyalardan birisiydi. Uyandığımda harika bir hikaye yahut senaryo olabileceğine inanıyordum. Oysa ki görür görmez genel hatlarını yazmaya özen göstermiştim. Bu anlamda, hatırlayamamak üzücüydü.

Cuma, Ağustos 21, 2020

21 Ağustos 2020

     Evdeyken Efeler Belediyesinden İlke Talay aradı ve Sedat Öcal projesiyle ilgili eksikler olduğundan söz etti. Söylediğine göre binanın çatısında ızgara dilimi ışıklıklar eğimli olarak yapılmıştı. Benden o çatının detayını istedi. Ben de plan olarak gönderdim fakat kabul etmedi. Telefonda projeyle ilgili bir şeyler anlattı fakat tam hatırlamıyorum. Ben direttim, o kabul etmedi ve sonunda projenin nasıl detaylandırılacağına dair çizimini gönderdi. Görünüş çizimiydi ve kusursuz görünüyordu. Bir yüzeyde petek motifleri gördüm. Çizgi kalınlıkları olsun, detayları olsun, bende hayranlık uyandırdı. Sonra işverenim Mustafa Selbes ile boş bir arazide dolaştık ve konteynırlar gördüm. Çatısı sacdan konteynırın birleşim detaylarına dikkatlice baktım.

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Sedat Öcal projesi, düzeltmeleri uzun zamandır devam eden 11 bloklu bir yapıydı ve rüyama girme nedeni de olasılıkla neredeyse bıkkınlık getiren düzeltmeler olabilir. İlke Talay, belediyede denetçi bir mimar ve iş gereği zaman zaman iletişim halinde olduğum biri. İş yoğunlundan ötürü rüyama girmiş olabilir. Detaylarını yazmadan da hatırlayabildiğim rüyalardan biriydi.

    Güncelleme: Sabahında İlke Talay başka bir proje için ve Sedat Öcal projesiyle ilgilenen Yeliz Hanım aradı!

Pazartesi, Ağustos 17, 2020

15 Ağustos 2020

     Dağlık bir bölgedeydim. Gündüz vaktiydi ve gerçek adı Rabia olmamasına rağmen rüyada Vildan diye geçen bir kız vardı. Kayalık bir yerde birisi onu öldürmeye yeltendi ve bıçakladı. Ben kızın yanıbaşındaydım ve ona boş gözlerle bakıyordum. Akşamında ev gibi bir yere gittim ve Vildan'ı gördüm. Beni birisine şikayet ediyordu. Zannedersem 'Beni bıçakladığında Barış da vardı ve hiçbir şey yapmadan seyretti' gibi bir şeyler söylüyordu. Ben utancımdan yere bakıyordum. 

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Aslında rüya kısa gibi görünse de etkileyiciliği bakımından önemli göründü bana çünkü uyandığımda afallamıştım. Rabia adındaki arkadaşım rüyada son gördüğüm gibi görünüyordu ancak Vildan adıyla karşıma çıkma nedenini bilmiyorum. Aslında, rüyaya kaynak gösterebileceğim bir şey de yok keza ne kayalık araziyi hatırlıyorum ne de Vildan/Rabia'yı hatırlatacak bir şey.

Çarşamba, Ağustos 05, 2020

5 Ağustos 2020

    Ölen dostum Ahmet'lerin orta mahalledeki evindeydim. Ahmet'in kardeşi Demet ile sohbet ediyordum. Demet bir şeyler anlatıyordu fakat hiç hatırlamıyorum. Sonra lavaboya girmek için arka tarafa gittim ve lavabonun bir kat aşağıda olduğunu görerek korktum. Yükseklik korkum depreşti ve geri çekildim. Demet'e sordum, 1. kattaki Okan'ların evine gitmemi söyledi. Çekindim. Sonra Ahmet 'i gördüm. Görüntüsü metalikti. Tüm kenar hatları, her şey ince bakır kablolara benziyordu. Ne hissedeceğimi bilemedim. Öldüğünden şüphelendim. 

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Aslında rüya sanki daha uzun sürüyordu fakat hiç hatırlamıyorum. Ahmet'in akrabası Okan'ı görme nedenim, bayram sırasında onu aramamdan kaynaklıydı. Ahmet de doğal olarak ondan rüyama işlenmiş olabilir ama bakır kablo şekline anlam veremiyorum.

8 Nisan 2026

    İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...