Pazar, Aralık 29, 2019

29 Aralık 2019

    Yurt odasına benzer bir binadaydım. Biraz kilolu, açık tenli, siyah saçlı kız arkadaşımı aradım fakat bulmakta zorlandım. Yurt, koğuş tipindeydi. Takriben 60 kişinin üzerinde, büyük bir yatak odası vardı. Kendi yatağımı bulayım derken yanlışlıkla başkasının, bir kızın yatağına girdim ve hemen özür dileyerek odayı dolaştım. Sonra kız arkadaşımı aramaya koyuldum yine fakat kız ortalıkta görünmüyordu. Sonra koridorda mı, mutfakta mı olduğundan emin olamadığım bir yerde müdire olduğunu düşündüğüm bir kadın, kız arkadaşımı ortaya çıkardı. Fakat kız kilolu ve esmer değil, sarışındı bu kez. Kızın günlüğe benzer bir şeyi vardı ve müdire azarlarcasına günlükten bir şeyler okudu. Okudukları kızın cinsel fantezilerini içeren, benim tüylerimi diken diken eden şeylerdi. Oysaki o kızı aşkla sevmiştim. Kız arkadaşım, üzgün ve mahcup bir halde dinliyordu okunanları.
    Başka bir sahnede ben ve üç kişi daha, sahilde, kayalık bir yerde o kızın mezarının yanında günleri yâd ediyorduk. Sanırım kız, okuldan atıldıktan ve yaşadığı travmadan ötürü intihar etmişti. Yosun rengi mezar taşında da büyük harflerle "EDİTÖR" yazıyordu.

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Gerçekte hiç var olmayan kilolu o kız arkadaşımı nerede gördüğümü hiç hatırlamıyorum. Kilolu birisiyle çıkmıştım fakat o da siyah saçlıydı ve o kıza benzemiyordu. Sarışın olan ise, yüzünü görememekle birlikte, dört ay çalıştığım eski patronumdu büyük olasılık. Çünkü ona karşı tek taraflı aşk besliyordum ve özel hayatıyla ilgili iyi şeyler duymamıştım. Muhtemelen günlükte söz edilenler, o duyduklarımın bir karışımıydı. Açıkçası, o patronumun intihar edebileceğinden nispeten şüphe duyuyordum ki bu nedenle mezar taşını gördüm rüyamda. Yurttaki yataklar çok büyük olasılık askerde kaldığım koğuşla ilişkiliydi çünkü yatak düzeni çok benziyordu.

8 Nisan 2026

    İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...