Cuma, Aralık 18, 2020

14 Aralık 2020

     Sonbahar ya da ilkbahar vaktiydi. Akşamüstü, iki katlı, bahçeli bir barda bir grup arkadaşla oturuyordum. Karanlık bir atmosferi vardı mekanın. Cem adındaki arkadaşım da o gruptaydı. Geniş yüzlü bir kızla sohbet ediyordum. Kızın ne anlattığından emin olmasam da Dedublüman adlı müzik grubunun bir parçasını mırıldanıyordu. Cem, sarışın iki arkadaşıyla birlikte mekandan ayrıldı. Diğerleri de teker teker kayboldular. En son ben çıkacakken barın sahibi, mekanın rutininin bu olduğunu söyledi. Kafa karışıklığıyla eve doğru yol aldım. Yolda sokağa çıkma yasağını fark ettim. Ceza yeme korkusuyla ara sokaklarda ilerledim. Bir polis memurunu gördüm ve panikle kaçmaya başladım. Adam yanıma geldi ve bir sorun olmadığını, yalnızca suçlu görünümlü insanlara ceza kestiklerini söyledi. İçim rahatladı ve yoluma devam ettim.

    Diğer rüyada ise, Özgür Kanlı arkadaşımın evindeydim. Ev, şu an oturduğu eve nazaran daha merkezi bir yerde, Gençlik Caddesi üzerinde yer alıyordu. Evde yanlış hatırlamıyorsam Özgür'ün eşi Tuğçe vardı. Onunla sohbet ediyordum. Sonra İlke adındaki Efeler Belediyesinde denetçi kız geldi. İlkenin gelmesiyle ben gerildim ve bir süre sonra evden çıktım. Çıkarken Özgür'ü gördüm ve biraz arkamdan konuşmalarını duymak için bekledim.

    Rüyanın olası kaynaklarına gelince... Dedublüman adlı grup, bu aralar sıkça dinlediğim bir gruptu. Cem, yıllardır görmediğim bir arkadaşımdı fakat niçin rüyama girdiği konusunda mantıklı bir açıklama getiremiyorum. Bar, Eski adlı bara çok benziyordu. Bahçeli, sıcak bir havası vardı. Özgür, sıkça görüştüğüm bir arkadaşımdı ve İlke de Özgür'ün eşinin arkadaşıydı. Rüyama girme nedeni bu olabilirdi. İlke, her gördüğümde gerildiğim biriydi ve iş gereği sıkça karşılaştığım biriydi de aynı zamanda. Gördüğüm diğer şeylerin ise nedenini bilmiyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

8 Nisan 2026

    İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...