Bir dağ geçidindeydim. etrafımda yüzlerce insan, ikili üçlü gruplar halinde uzun kuyruklar oluşturmuşlardı. Kıyafetlerine bakılacak olursa PKK'lı teröristlere benziyorlardı. Şalvar renkleri, puşuları ve silahlarıyla birlikte. Ben şaşkınlık içerisinde geçitte ilerledim ve çitte geçidi kontrol eden Türk askerlerine rastladım. Hava kararmıştı ve insanlar sabırla, telaşsız bekliyorlardı sanki ekmek kuyruğundaymış gibi. Kuyrukta yeni kayıt yaptıracak Türk askerleri de vardı. Askerlerin silahları vardı ve sanırım silahları kontrol ettirmek ve kayıt yaptırmak için sıradaydılar, PKK'lılar ise af gibi bir şey için. Aynı sırada olmalarına şaşırdım. Bana sordular niçin orada olduğumu, bir numara gösterdim ve geçtim. Gerisini hatırlamıyorum.
Sonraki rüyada ise iki Amerikan askeri, bir kentin merkez yerlerinden birinde Çinlileri takip ediyordu. Biri diğerine 'Bunları yakaladıktan sonra her nasılsa salınacaklar' gibi bir cümle kullandı. Zannedersem bu suçlular birileri tarafından korunuyor ve birçok zaman serbest bırakılıyordu. İkili hapsedilmiş esirlerinden birinin hücresine gitmeye karar verdi. Barakaya benzer 2 kişilik hapishaneye girdiklerinde, önce elektriğin kesildiğini fark ettiler. İşkenceyi elektrikle yapmayı düşündükleri için bu durumdan rahatsız oldular fakat devam ettiklerinde 2 esirin hücrelerinde olmadığını ve kendilerine tuzak kurulduğunu anladılar. Çinlilerden biri hızla mızrağını adamın göğsüne mıhladı ve Amerikalı oracıkta öldü. Diğerinin peşine düştü fakat bu sırada kendimi üçüncü şahıs gibi gördüm ve olayın birebir içinde olmadığıma sevindim.
Rüyaların olası kaynaklarına gelince... Aslında bu rüyayı gerçekle ilişkilendirebileceğim pek az şey var. Bunlardan biri izlediğim 'Kingdom' adlı Kore dizisi. Diziyi ilk başta Çin dizisine benzetmiştim keza Korelilerden farkını ayırt etmekte zorlanıyorum. Oradaki birkaç sahne bu nedenle rüyama girmiş olabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder