Perşembe, Mayıs 03, 2018

3 Mayıs 2018

    Aydın'da Orta Mahalleye yakın bir yerdeydim. Bir binanın tepesinde, önümde duran kaba inşaat halindeki binaya bakıyordum. Tipini hatırlayamadığım bir arkadaşım yuvarlak cepheli binaya atladı ve ben de şüpheyle onu takip ettim. İnşaatın iskeleti beyazdı. Kolonlar, duvarlar vs. Yalnız küpeşte, korkuluk, asansör halatı gibi unsurlar metalik griydi. Sanki bir bilgisayar oyununun içindeymişim de metal parçalar hedef görünümündeymiş. Tamamlanmamış asansörün halatına uzanıp aşağıya doğru indim. Arkadaşım beni uyarsa da 'ben burayı çok iyi biliyorum' minvalinde yanıt verdim. Zemin kata inip merdivenlerden yukarı çıkarken fuaye alanına benzeyen bir yerde durup 'biz babamla buralara gelmiştik' dedim. Ya da ona benzer bir cümle. Son kata çıktığımda(ki bu sefer merkezdeki merdivenleri kullanmıştım) Bu kat basık fakat geniş açıklıkları olduğu için havadardı. 'Niçin merdiven havalandırması yok buranın?' dedim. Sonra etrafıma baktığımda bir masada dört beş kişinin oturduğunu gördüm. Bana 'sen denetçi misin, müfettiş misin?' gibi sorular sordu. Ben de mahçup ifadeyle teknik ressam olduğumu ve bu yapıyı bildiğimi söyledim. Masadaki yirmili yaşlardaki kısa, kıvırcık saçlı kız 'beni neden orada yalnız bıraktın?' dedi. O zaman o kızı hatırladım. Yine aynı rüyanın içerisinde bir yerleşkede eğitim binasına bıraktım kızı ve onun arkadaşını. 'Siz buralarda takılın' gibi bir şeyler dedim. Şimdi, masada duran aynı kıza sabaha kadar orada güvenli olabileceklerini, o sebeple orada bıraktığımı söyledim... Başka bir rüyada ise şu an çalıştığım ve yakın zamanda çıkacağım işyerinde Mehmet Günyıl ve eşini gördüm. Ne hakkında muhabbet ettiğimizi hatırlamıyorum... Bir başka rüyada ise dans gecesi gibi bir yerde beni dolandıran lise-üniversite arkadaşım Onur'u gördüm. Bir teras katta eğlenirken benim kısa kollu gömleğimin cebine kağıt para koydu ve, ödeştik, dedi. Daha sonra merak edip ne kadar koyduğuna bakınca biri yırtık iki onluk gördüm. Halbuki gerçekte ona yüz liramı kaptırmıştım. Bir kez daha dolandırıldığıma üzülmüşüm.
    Rüyaların olası kaynaklarına gelince... Tadilat halindeki yapı bana daha önce çizimini yaptığım AYTO(Aydın Ticaret Odası) binası ve şu andaki patronumun tadilat işini üstlenip bitirdiği Efeler Nikah Salonu'nunu anımsattı. Özellikle yapının beyaz ağırlıklı oluşu, en son Nikah Salonunu'na gittiğimde gördüklerime yakındı. Yuvarlak dış hatları ise AYTO'yu andırıyordu. İki yapı da birbirine nispeten yakın yerlerdeydi... Yirmili yaşlardaki kıvırcık saçlı kızın saçları bir ara ders verdiğim Şule'ye, yüz hatları ise danstan arkadaşım Sakine'ye benziyordu. Niçin ünivesiteye bıraktığımı ise anlamlandıramıyorum... Mehmet Günyıl'ın rüyama girme sebebini ise işle bağdaştırıyorum çünkü İki yıl önce bu zamanlarda iş görüşmesi için Mehmet abiyle bağlantıya geçmiştim... Dolandırıcı arkadaşımı rüyamda görmemin sebebi muhtemelen bu zamanlarda evlenecek olmasıydı. Rüyamdaki mekan, İzmir'deki Göl Gazinosu'nun terasını andırıyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

8 Nisan 2026

    İlk rüyada kamp alanına benzer bir yerdeydim. İnce, pestile de benzer kurumuş etleri kare şeklinde kesiyordum ve içinden korkunç yaratık...